VÜCUT ENERJİNİZİ NASIL ARTIRIRSINIZ?

Yemek yemeyi sadece damak tadınızı şenlendirmekle, sosyal olmakla ve midenizi doldurmakla ilişkilendiriyorsanız bakış açınızı değiştirmenin vakti gelmiş demektir. Size enerji verecek beslenme için yazımızı okumaya devam edin!

Aktif bir yaşam için beslenme

Hepimiz biliyoruz ki, vücudumuz, hücrelerimizin, organlarımızın ve dokularımızın çalışmasını sağlayacak temel bileşenlerden oluşan beslenmeye ihtiyaç duyar. Bu bizim seçimimize kalan bir şey de değildir, zorunlu olandır. Bu yüzden yediğimiz her şey büyük önem taşır. Buna rağmen birçoğumuz yemek yemeğe bu açıdan bakmayız. Yemeği daha çok damak tadımızla, midemizi doldurmakla, sevdiklerimizle aynı masada buluşmakla ilişkilendiririz ama daha derine indiğimizde yemek yemenin tek bir amacı vardır, o da vücudumuzun yaşamsal faaliyetlerini desteklemek ve enerjimize yakıt oluşturmak.

Konu enerji seviyemize gelince, yine hepimizin bildiği bir şey var: yediklerimize göre enerjimiz bir alçalır bir yükselir ve bir gün çok yediysek diğer gün dengelemek için az yeriz. Bu açıdan bakınca dengeli gibi görünse de bazı günler enerjimiz yerindeyken bazen de hiç iyi hissetmeyiz.

Aktif yaşayan bir kişi için, yakıt depolarını, yani kas hücrelerini doldurmak zorunludur. Egzersiz için de hayati önem taşır. Bu insanlar, tükettikleri her şeye dikkat eder; ağızlarına koydukları her şeyin onlara yeterli enerji olarak dönmesi gerektiğini bilirler. Böylece vücudunun kendini hızla onaracağının farkındadır. Vücuduna meydan okuyan, sınırlarını zorlayan bu aktif insanların, sporcuların beklentilerini karşılayan etkili beslenme ve takviyeler 

Egzersiz öncesi ve sonrası

 “Hamlamanın” ne demek olduğunu biliyorsunuz, eğer aktif bir hayat sürmüyorsak fazla efor sarf ettiğimiz bir günün ertesinde toparlamamamız zaman alır. Kaslarımız ve dokularımız fiziksel stresten kurtulmaya çalıştıkça, sertlik, ağrı ve acı hissederiz ve hatta kaslarımızda hafif bir şişlik hissedebiliriz.

Biraz ağrılı olsa da hissettiğimiz rahatsızlık, harcadığımız enerjinin doğal bir sonucudur. İster inanın ister inanmayın vücudumuzun bu fiziksel strese ihtiyacı vardır. Özellikle kemik yoğunluğunu ve kas kütlesini koruyarak bakımına yardımcı olmayı buna borçludur. Bu stres sebeplerinden biri, fiziksel aktivitenin kas lifinde mikro lezyonlara, yırtılmalara neden olmasıdır ve bu yüzden bunların onarılması gerekir. Ek olarak, kas glikojeni yani faaliyetlerimizin büyük çoğunluğunu destekleyen yakıt, hızlı harcanır ve laktik asit olarak bilinen ve kas lifinin içinde ve çevresinde biriken ve daha fazla hasara neden olan bir tortu oluşturur. Bu nedenle egzersiz veya aktivite sonrası kasları gevşetmenin önemi büyüktür, böylece laktik asit birikmesini azaltmaya yardımcı olunur ve böylece tüm kas liflerinin zarar görmesi en aza indirilir.

Peki, aktif sporcuların egzersiz öncesi, egzersiz sırasında ve sonrasında kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan beslenme türünün başarısı nedir? Tamamen, zamanlama ilgilidir. Beslenme ürünlerinizi tüketmek için en uygun zamanı seçtiğinizde vücuda aktif ve iyileşme aşamasında yardımcı olursunuz. İşte doğru zamanlama ipuçları:

Egzersizden 30 dakika önce

-Vücudu nemli tutmak için su için

Egzersiz sırasında

-Su içmeye devam edin

Egzersiz sırasında

Egzersiz bittiği andan itibaren 30 dakika içinde

 -Kas hücrelerinin yakıt depolarını karbonhidratlarla ve kas hücrelerinin onarımına yardımcı olmak için değerli proteinlerle depolamak için en hayati bir zamandır. Aynı şekilde, antioksidan besinleri de bu zaman diliminde almanın önemli olduğu bilinir.

Kadın ve erkeklere özel olarak üretilen Multivitamin ve Mineral tabletlerle birlikte balık yağından elde edilen Omega 3 ve değerli antioksidanları barındıran Astaksantin ve Yaban Mersini takviyesi vücudunuza günlük desteği sağlar.

Siz de vücudunuzun dengeli beslenmesine yardımcı olmak için her gün wellness ürünlerinizi günlük rutinlerinize dahil edin. Yüksek kalitede protein, karbonhidrat ve lif aldığınızdan emin olun. Aktif ve sportif bir yaşam için vücudunuzu desteklemeyi ihmal etmeyin.